Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Yazımı Karıştırılan Kelimeler ve Bilgiler
#1
Yazımı Karıştırılan Kelimeler ve Bilgiler
Yazımını karıştırdığımız veya nasıl yazılacağı konusunda tereddüt ettiğimiz bazı kelimeleri derleyerek doğrusuyla birlikte açıklamaya çalıştım.
Umarım okuyanların yararlanmasını sağlarım.


1-Türkçe kelimesine ek geldiği zaman kesme işaretiyle ayrılması 
Kural: Kök halindeki bir kelimeye yapım eki gelirse kesme işaretiyle ayrılmaz. “Türk” kök halindeki bir kelimedir. “ce” dil türetme eki gelmiş ve bu ek ayrılmaz
Türkçe’nin, Türk’çeye şeklinde yazım yanlıştır. Türçenin, Türkçeye şeklinde olmalıdır.
Diğer örnekler: Türklük, Türkleşmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Avrupalı, Avrupalılaşmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı vb.

2-İnkılâp kelimesinin inkilap şeklinde kullanımı 
Eğer “inkilap” kelimesini “inkılâp” anlamında bir cümlede kullanmak istersek hata yapmış oluruz. Çünkü “inkilap” kelimesinin anlamı köpekleşmek demektir. Oysa yenilik getirmek, devrim kelimelerinin anlam karşılığı “inkılâp”tır. 

3-herkes kelimesi (doğrusu:herkes)
herkeş, herkez şeklinde yanlış olarak kullanılmaktadır.

4-art arda ikilemesi (doğrusu:art arda)
ard arda şeklinde yanlış olarak kullanılmaktadır.

5-Fotoğraf kelimesinde “ğ” harfi olmasına karşın program kelimesinde “ğ” harfi yoktur.
Çoğu kez fotoğraf kelimesinin yerine resim kelimesi kullanılmaktadır.
“Hadi bizim resmimizi çek!”, “İş yerinden iki resim istediler.” gibi.
Oysa resim elle yapılan eserdir. Fotoğraf ise makine ile oluşturulmuş eserdir.

6-Türkçede 3 kelimede birer hecedeki ünlü değiştirilerek kullanılmakta:
Makine yerine makindenmekte. (Doğrusu makine)
Acente yerine acentdenmekte. (Doğrusu ecente)
Atelye yerine atölye denmekte. (Doğrusu atelye)

7- De bağlacı anlamındaki dahi kelimesi ile dâhi (olağanüstü yeteneği olan ve eser ortaya koyabilen anlamında) karıştırılmakta. 
Atatürk eşi az bulunan bir dâhidir. (dâhi kelimesi “a” uzun okunur.)
Atatürk dahi (bile) çok kitap okuyan bir liderdi.( dahi kelimesindeki “a” kısa okunmuştur.

Atatürk’ün hitabesindeki şu cümledeki “dahi” kelimesi “dâhi” anlamındadır. Ve “a” uzun okunur.
İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır

8-Herhangi bir satır veya dize sonunda üç nokta ve ünlem işaretinin birlikte kullanılması istendiğinde farklı biçimler ortaya çıkmaktadır. 
Satır sonuna ünlem işareti konmalı ve hemen yanına iki nokta konmalıdır.

— Koca Ali... Koca Ali, be!.. (Ömer Seyfettin)

9- Bazı birleşik fiillerin kelimelerinin bitişik yazılması:
“Arzederim.”, “Hoşcakal!” şeklinde yazılmaları. Oysa yardımcı fiillerle oluşan birleşik fiiller cümlede kullanılırken, kullanma esnasında ünlü düşmesi veya ünsüz türemesi varsa kelimeler bitişik yazılır. Bunun dışında kelimeler ayrı yazılır.
“Arzederim” yanlış, “Arz ederim.” doğrudur.
“Hoşcakal!” yanlış, “Hoşça kal!” doğrudur.
“Sağol” yanlış.”Sağ ol!” doğrudur.

Dün ben de film seyrettim. (seyir+etmek)
Allah kahretsin! (kahır+etmek)
Bu iki fiil de kullanım esnasında ünlü düşmesine uğramıştır. 

Kendimi iyi hissetmiyorum.(His+etmek)
O da böyle zannediyor. (zan+etmek)
Bu iki fiil ise kullanımları esnasında araya bir ünsüz almışlardır ve bitişik yazılmışlardır.

10- Kişi adlarından sonra gelen saygı ve unvan sözleri büyük harfle başlar ve gelen ekler ise kesme işaretiyle ayrılır:
Ahmet Bey’e, Ayşe Hanım’ı, Yusuf Doktor’u, Kemal Binbaşı’dan ...

Ancak akrabalık bildiren kelimeler, isimlerle birlikte kullanıldıkları zaman büyük harfle başlamaz.
Fatma teyzeden, Hasan dayımı, Yusuf amcam... gibi. 

11- İlköğretim okullarının kısaltmalarını yaparken yapılan yanlışlık
Kısaltma yapılırken kelimelerin ilk harfleri alınmakta; ancak birleşik kelimeyi oluşturan 2. kelimenin de ilk harfi alınmakta. Yani "ilköğretim" kelimesininin "i" ve "ö"sü alınmakta. Oysa 2. kelimenin harfi kısaltma yapılırken alınamaz.

Mimar Sinan İlköğretim Okulu, kısaltması MSİÖO şeklinde yapılıyor olması. Oysa öğretim kelimesi arada kalmakta. Doğrusu MSİO şeklidir.

12- Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günlerin adları büyük harfle başlar:
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı,
Ramazan Bayramı ... gibi.
Kutlanan günlere getirilen ekler kesme işaretiyle ayrılırlar:
Kurban Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutlarım.

13- Özel mektuplarda ve davetiyelerde hitabı oluşturan kelimelerin ilk harfleri büyük yazılır ve en sonda virgül kullanılır
Sevgili Öğretmenim,
Kıymetli Babacığım,
Değerli Vatandaşlarım,
Sayın Veli,

Oysa dilekçelerde en son kelimeden sonra virgül kullanılmaz:
Ankara İl Millî Eğitim Müdürlüğüne

14- Bazı kelimelerin kullanımlarında hata yapılmakta: (Koyu renkte yazılanlar doğrudur)
Altmış (sayı olarak kullanıldığında atmış şeklinde kullanılmakta)
Deprem (debrem şeklinde kullanılabilmekte)
Stepne (yedek lastik olarak kullanıldığında işletme şeklinde kullanılmakta)
Sandviç (sandaviç şeklinde kullanılmakta)
Poğaça (bohça veya poğoça şeklinde kullanılmakta)
Komiser (komser şeklinde kullanılmakta)
Unvan (ünvan şeklinde kullanılmakta)
Mönü (menü şeklinde kullanılmakta)
Müteahhit (mütayyit şeklinde kullanılmakta)
Bu konuda onlarca örnek bulmak mümkün.

15- De bağlacı ile –de hal ekinin yazımı karıştırılmakta. Kural: “de” cümleden çıkarıldığı zaman cümlenin anlamı değişmiyorsa o “de” bağlaçtır. Cümlenin anlamı değişiyorsa hal ekidir.
Öğretmenim de soğuktan üşümüş. (“de” çıkarılırsa cümlenin anlamı bozulmaz.) Cümledeki "de" bağlaçtır.
Öğretmenimde bu kitaptan yokmuş.(“-de” ekini çıkaralım, cümlenin anlamı bozuluyor.)
Cümledeki "de" hal ekidir.

16- Bazı hallerde özel isim olmadıkları halde bazı kelimelere gelen ekler (anlam karmaşıklığını gidermek için) kesme işaretiyle ayrılır:
Cumhuriyet kurulunca kadı’nın önemi bitti.
Hasan il'e gitti.
İşleminde on'u yazmasaydın.

17- Eğik çizginin kullanıldıkları yerler kitaplarda belirtilmiş ama ters eğik çizgi hakkında bilgi verilmemekte:
Bilişim uygulamalarında art arda gelen dizinleri birbirinden ayırt etmek için kullanılır: C:\Belgelerim\Türk İşaret Dili\Kitapçık.indd


18- Kurallı birleşik fiiller cümlede kullanılırken kelimeler bitişik yazılır:
Oturuver, yazadurun, konuşuvermeyin, düşeyazdım, gidebilirsiniz ...

19- Şey kelimesinin yazımı
"Şey" kelimesi cümlede kullanılırken asla başka bir kelime ile bitişik yazılmaz.
Herşey, birşey şeklindeki yazım yanlıştır. Doğrusu: her şeybir şey şeklindedir.

20- Bilinmeyenkesin olmayan veya şüpheyle karşılanan yer, tarih vb. durumlar için soru işareti kullanılır: 
Yunus Emre (1240 ?-1320), (Doğum yeri: ?) vb.
1496 (?) yılında doğan Fuzuli...
Ankara’dan Antalya’ya arabayla üç saatte (?) gitmiş.

21- Alaykinaye veya küçümseme anlamı kazandırılmak istenen sözden hemen sonra yay ayraç içinde ünlem işareti kullanılır:
İsteseymiş bir günde bitirirmiş (!) ama ne yazık ki vakti yokmuş (!).
Adam, akıllı (!) olduğunu söylüyor.




Hazırlayan http://www.turkcedefteri.com
-----------------------------------------------------------------------------------
Not: Bu bilgilerin hazırlanmasında TDK verileri dikkate alınmıştır
Ara
Cevapla


Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi